Diş hekimi korkusu nedir?

Genelde düşünülen, diş hekiminden sadece çocukların korktuğudur, ancak, yetişkinler incelendiğinde, hatırı sayılır bir oranda diş hekiminden korkulduğu bilgisiyle karşılaşılır.

Yetişkinlerde görülen diş hekimine gitmekten duyulan korku, öğrenilmiş bir korku olarak tanımlanabilir. Burada, yetişkinlerin daha önce yaşadıkları olumsuz deneyimler, edinilmiş yanlış bilgiler, muayenehanelerin farklılaşması, diş hekimlerinin çalışma yöntemlerinin bilinmemesi, rutin diş ve ağız kontrol alışkanlıklarının bulunmaması, hastalık mikrobu kapma gibi nedenler yetişkinlerde diş hekimlerine yönelik korkuyu oluşturan nedenler arasında sayılabilir. Çevreden konuyla ilgili dinlenen hikayeler ve şehir efsaneleri de bu korkuyu arttıran unsurlar arasında sayılabilir.

Burada farkında olunması gereken, yetişkin bireyin, diş hekimine gitmeye yönelik bir kaygı mı yoksa, daha ciddi boyutta incelenmesi gereken diş hekimi korkusu(dentafobi) mi yaşadığıdır?

Diş hekimine gitmekten duyulan kaygı, psikolojik anlamda, diş hekimine gitmekten korkma veya hoşlanmama, yetişkin bireyin kendi iç dünyasında oluşturduğu mantık dışı korkular olarak tanımlanır. Diş hekimi korkusu(Dentafobi) ise, daha ciddi ve profesyonel desteğe gereksinim duyulan bir problemdir. Diş hekimi korkusu(dentafobi) yaşayan kişi de, en belirgin davranış biçimi durumdan sakınmaktır.

Diş Hekimine Gitmekten Duyulan Korku Nasıl Yenilebilir?

Gelen hasta diş hekiminden korku duyuyorsa, bireyin güven duyacağı, hastayı rahatlatacak ve destekleyecek, güven duygusu oluşturacak bir hekime gitmek, ilk planda çok önemlidir. Burada, hastanın yapılacak tedavi konusunda hekiminden bilgi alması yararlı olabilir.

Diş hekimine sadece sağlık problemi olduğunda değil, yıllık rutin kontrollere gidilmesi, sürekli, aynı hekime devamlılık, kaygıları ve korkuları en aza indirme konusunda önemli bir unsurdur.

Yetişkinlerin Diş Hekimine Gitme Korkuları; Bu Korku Nasıl Aşılabilir ?Diş hekimine gitmeye yönelik korku ile baş edilemediğinde ise, psikolojik destek almak, diş hekimi ile birlikte multi-disipliner yaklaşım oluşturmak yararlı olabilir.

KATEGORİ: Makale

Yorumlar