Kleptomani, psikiyatrik sınıflamada Dürtü Kontrol Bozuklukları arasında sıralanan bir hastalıktır. Kleptomanlar, kendilerini zor durumda bırakacak, başkalarına zarar verecek şeyleri yapma konusunda kendilerini alıkoyamayan dürtülere sahiptirler. İçlerinden gelen dürtü ve itkilere karşı koyamazlar. İçlerinden gelen bu dürtülere karşı koymaya çalışsalar ya da çalma davranışını tasarlamasalar bile sonuç değişmez.

Kleptomanlar, eyleme geçmeden önce içsel olarak artan bir gerginlik yaşarlar. Bu durum onların uyarılmışlık duyumu hissetmelerine neden olur. Eylemlerini gerçekleştirdikten sonra, zevk aldıklarını hissederler ve doyum duygusu yaşarlar. Kendilerini özgür davranmış olarak hissederler. Yaptıkları nedeniyle suçluluk duygusu bazı bireylerde hissedilse de, bazı bireyler de ise herhangi bir suçluluk duygusu yaşanmaz.

Kleptomanide DSM IV-TR’ ye göre tanı ölçütlerini sıralarsak;

 Kişisel gereksinim ya da ihtiyaç duyulmayan çeşitli şeyler için çalma dürtülerine karşı koyamama,

 Hırsızlık için girişimde bulunmadan içsel olarak yükselen gerginlik hissi,

 Hırsızlık davranışından haz alma duygusu yaşama, doyum sağladığını hissetme ve hırsızlık yaptıktan sonra rahatlama hissetme,

 Hırsızlık girişiminin, herhangi bir öfke, hınç alma vb sebeplerden kaynaklanmaması, bu davranışın arkasında herhangi bir hezeyan veya hallüsinasyon duygusu söz konusu olmaması.
KLEPTOMANİ
 Bireyin çalma davranışını, Manik Bozukluk yada Antisosyal Kişilik Bozukluğu ile açıklamanın mümkün olamaması,

Kleptomani hastalığı, toplumun genelinde araştırıldığında, erkeklerde de görülmesine rağmen, daha çok kadınlarda ortaya çıkan bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. Kleptomaninin de, diğer Dürtü Kontrol Bozukluklarında olduğu gibi, genellikle kronik bir seyir izlediği rahatlıkla söylenebilir.
Kleptomaninin tedavisinde, ilaç tedavisi ve psikoterapinin birlikte ve uzun soluklu olarak yürütülmesi gereklidir. Terapide özellikle, bireyi bu davranışa yönelten sebeplerin ve motivasyonların belirlenmeye çalışılması önemlidir. Kişinin dürtü denetimi sağlayabilmesi için, terapide, hastaya içgörü kazandırmaya çalışılır. Devamında, istenen davranış özelliklerini gösterebilmesi içinse, davranış terapisi uygulamak yararlı olacaktır.

KATEGORİ: Makale

Yorumlar