İletişim kurarken, kişilerden verdiği mesaja, diğeri onun beklentisine uygun yanıt verirse, buna paralel iletişim adı verilir. Bahsi geçen iletişim de, bireylerden birinin verdiği mesaja, diğer bireyin, onun beklediğinden farklı bir yanıt gelirse, bu defa iletişimin adı çapraz iletişim olarak tanımlanabilir. Örtülü iletişimde dediğimizde ise kişi, birey iletişim rollerinden birini çok açık mesajlarla sergilerken, asıl olan, bunu farklı bir amaç için yaptığıdır. Burada gizli bir mesaj verilerek, iletişime girenlerin içinde bulundukları toplum için kabul edilebilir bir mesaja dönüştürülerek iletilmesidir.

İnsanlar, iletişim kurdukları zaman çeşitli ve birbirinden farklı davranış kalıpları sergilerler. Örneğin, değişik sorunlar yaşandığında, gösterilen tepkiler genellikle, saldırganlık, itaatkar ya da kendini kabul ettirme olarak adlandırılabilecek üç farklı davranış biçimiyle ortaya çıkmaktadır. Kişi kendini savunduğunda itaatkar, karşı saldırıya geçildiğinde ise saldırgan olarak tanımlanır. Bu alanda gidilebilecek son yol ise kendini kabul ettirmedir. Bu üç davranış tarzı, bireylerin değişik durumlarda kullandığı ve bireylerle iletişim şeklini şekillendiren davranışlardır.
Empatik iletişim, bireyler arasında, doğru ve etkin bir dinleme becerisi ile birlikte kullanıldığında ancak bir anlam taşır. Birey olarak karşıdaki kişiyi işitmek yeterli olmaz, ne söylediğini duyup, anlayabilmek, iyi bir dinleyici olabilmenin yöntemlerini bilmek ve kullanmak gerekir. İletişimin kalitesini yükseltmek isteyen bir birey ancak, dinlemeyi öğrenerek bunu gerçekleştirebilir. Sözlü iletişim kurma süreci;

Dinleme genel anlamda iki şekilde karşımıza çıkabilir:

o Pasif dinleme,
o Aktif dinleme.

Pasif dinlemeden bahsedildiğinde, dikkatli ancak sessizliği içeren ve çok az tepki göstermeye ihtiyaç duyulan, en basit dinleme türüdür.

Aktif dinlemeyi empatik dinleme olarak da isimlendirmek mümkündür. Aktif ya da empatik dinleme denildiğinde, karşıdaki bireyin duygularını onun bakış açısıyla anlamayı sağlaması beklenir. Bir başka açıdan, karşıdaki bireyin, ne ifade ettiği ile gerçekten ilgili olunduğunu gösteren bir iletişim unsurudur.

Empati

Empati kavramını tanımlarsak, bir bireyin kendisini iletişim kurduğu kişinin yerine koyması ve onun duygu-düşüncelerini doğru olarak anlamaya çalışmasıdır. Burada önemli olan, bireyin karşısındakinin bakış açısıyla bakması, onun duygulanımını ve düşüncelerini doğru bir şekilde anlayabilmesi, hissedebilmesi, son olarak da, bu algıladıklarını karşısındakine iletmesi süreci empati olarak tanımlanır. Empati kavramı üç önemli unsurdan oluşur;

– Bir insanı anlamak için öncelikle olaya, onun bakış tarzıyla bakabilmeli, o bireyin rolüne girmeli, olaya onun bakış açısıyla bakmak çok önemlidir. O kişinin rolünde kısa bir zaman dilimi kalmalı, daha sonra birey kendi bireysel rolüne dönmelidir. Eğer bu başarılamazsa empati kurulamamış olur. Buna sempati adını vermek daha doğru olur. Bir başka anlamda buna empati hatası da diyebiliriz.

– Empati kurmuş olmak için, bu kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamak zorunlu bir durumdur. Bu vurgulamada, karşıdakinin duygularını veya düşüncelerini sadece anlamış olmak yeterli olmaz. Bunlar , empatinin kavramının iki temel bileşeni olarak görülmelidir.

– Empati tanımındaki son unsur, empati kuran kişinin kendisinde oluşan empatik anlayışın, karşıdaki bireye iletilebilmesidir. Empati kavramının tam olarak oluşturulabilmesi için bu unsurunda netleşmesi ve ifade edilmesi zorunludur. Birey olarak algılanan empati ile, karşıdaki kişiye iletilen empati arasında zaman zaman farklılıklar olabilmektedir. Bunun olmaması için sözsüz iletişim mesajları, yanı beden dilinin kullanılması yararlı olabilir.

Empatinin Sempatiden Farklılığı

Sempati duymak , karşıdaki insanın duygu ve düşüncelerin aynısını paylaşmak anlamına gelir. Empati kurulmasında önemli olan ise karşıdakinin duygu ve düşüncelerini anlamaktır. Sempati kavramında “yandaşlık” asıl unsur olarak göze çarpar. Empati kurulduğunda, o kişiyle aynı duyguları ve görüşleri paylaşılmaz, duygular ve düşünceler anlaşılmalıdır.

Empati Sınıflaması

Onlar Basamağı

Empati kavramından bahsederken, onlar basamağı dendiğinde, bireyin işinin kendisine anlatılan sorun üzerine düşünmediği, duygulanımına dikkat etmediği, kendi duygu ve düşüncelerinden söz etmediği bir durumdur. Asıl olan toplumun değer yargılarının dile getirildiğidir, denebilir.

Ben Basamağı

Ben basamağında empatik tepki veren kişi, egosantrik yani benmerkezcidir diyebiliriz. Eleştirel ve akıl verici bir davranış örüntüsü sergiler.

Sen Basamağı

Empatik İletişim ve Psikolojik Destek Sen basamağında empatik olmaya çalışan birey, karşısındaki bireyin rolünü benimser. Olaya aynı o kişinin bakış açısıyla bakar.

Empati ile ilgili olarak sıralanmış olan üç empati basamağı; on alt basamak oluşturur.

1. Başkaları ne düşünür, ne hisseder: Burada, empati kurmaya çabasındaki birey, kendince bazı genellemeler yapar, felsefi ekollere, atasözlerine başvurabilir, Genelde toplumun neler hissedebileceğini dile getirir; karşısındaki bireyi toplumsal değer yargıları ve değer sistemlerine göre, bu bakış açısıyla eleştirir.

2. Eleştiri: Empati kurmaya çalşan birey, karşısındaki bireyi kendi görüşleri ve değer yargılarına göre eleştirir, bu değer sistemine göre yargılar.

3. Akıl Verme: Bu yaklaşım şeklinde birey, karşısındaki kişiye daha çok akıl verir tarzda bir davranış örüntüsü sergiler, ona ne yapması gerektiğini ısrarla söyler.

4. Teşhis: Birey olayla ilgili yaklaşımında, olayı bırakıp karşısındaki kişiye teşhis koyar.

5. Ben de Var: Burada birey, anlatılan soruna veya sorunun bir benzerinin kendisinde de bulunduğunu vurgular ve kendi sıkıntılarını anlatmaya başlar.

6. Benim Duygularım: Kişi, kendisine anlatılan sorunla ilgili olan kendi duygularını sözleriyle veya davranışlarıyla karşısındaki bireye ifade eder;

7. Destekleme: Empati kurmaya çalışan birey, karşısındaki bireye onu anladığını ve bahsi geçen olayla alanında onu desteklediğini belirtir.

8. Soruna Eğilme: Burada kişi kendisine anlatılan sorunun üzerimde durur, sorunu irdeler, yorumlar, konunun ayrıntılarına yönelik aklındaki sorular sorar.

9. Tekrarlama: Birey kendisine iletilen sorunu, özetler; Karşısındaki bireye tekrar yansıtacak bir davranış örüntüsü sergiler.

10. Derin Duyguları Anlama: Bu basamakta , kendisini karşısındakinin yerine koyarak onun tüm duygularını ve onlara eşlik eden düşüncelerini algılar ve bu durumu ona ifade eder.

Empati Kurmada Yardım Davranışı

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, yardıma ihtiyaç duyan kişilerle, empati kuranlar, diğerlerine oranla daha fazla yardımda bulunmaktadırlar

Empati kurmanın yardım davranışına nasıl olup da dönüşebildiği ile ilgili başlıca iki teorik açıklama vardır.

İlki, sıkıntı sürecinde o birey ile empati kuran kişi, karşısındakinin durumunu anladığı için sıkıntı hisseder ve bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak için o kişiye yardımda bulunur.

İkinci teori ise: Birey, sıkıntı hisseden kişi ile empati kurarak, diğergam bir yaklaşımla, sıkıntıdaki kişiyi rahatlatmak amacıyla ona yardım eder.

Empatik yardım davranış incelendiğinde, her iki güdünün birlikte yer aldığı anlaşılabilir. Bunlardan ilki bireylerin ruh sağlığını korumaya yönelikken, ikincisi bireyin yardım konusunda toplumsal değerleri sürdürmesine yarıyordur.

Danışan, Danışman ve Empati

Birey olarak bir başka kişinin duygu, düşünce ve algılarını açık ve bireyinkine en yakın şekilde kavramak, danışma oluşumunda danışanda önemli şahsiyet değişmeleri yaratabilecek güçtedir. Terapistin danışma esnasındaki empati yeteneği, danışanın gittikçe kendini daha iyi anlama gücünü arttırır.

Empatik anlama, öğrenmesi oldukça zor bir ustalıktır; planlı ve dikkatli bir eğitim ve uygulama yoluyla geliştirilebilir.

KATEGORİ: Makale

Yorumlar