Değişik toplumlar ve kültürlerde yapılmış bilimsel çalışmalar, toplumsal farklılıklara rağmen birbirine benzer ve yakın sonuçlar ortaya koymaktadır. Tabi ki bazı araştırma sonuçları açısından farklılıklar olması kaçınılmazdır. Bunlar daha çok toplumsal farklılıkların ve kültürel yapının farklılıklarının açığa çıkardığı durumlar olarak belirlenmektedir. Bu farlılıklar, cinsellikle ilgili sorunlar nedeniyle psikolojik destek almak isteyenlerde de görülmektedir. Gelişmiş ülkelerde bu yardım için başvuran kişiler genellikle ileri yaş gruplarındaki kişilerdir. Ancak gelişmekte olan ülkelerde, bu tür yardım gereksinimi duyarak, yardım isteyen grubun, genç-yetişkin grup olduğu dikkati çekmektedir.

Cinsellik alanında yaşanan sorunların, biyolojik, psikolojik ve sosyal nedenler alanlarında toplandığı rahatlıkla söylenebilir. İlk grup olarak, biyolojik sorunlar olarak tanımlanan ve tıbbın yardımına ve çözümlerine gereksinim duyan sorunların oluşturduğu grubu saymalıyız. İkinci grup olarak, cinsel alandaki sorunları psikolojik kaynaklı olan ve buna uygun psikolojik desteğe gereksinim duyanlar olarak sayılmalıdır.. Son grupta da, toplumun önyargıları ve tabularının neden olduğu cinsel sorunlar yaşayan grup denilebilir.

Cinsel sorunların çıkış noktaları ile ilgili araştırmalarda oldukça net sonuç ve istatistik verilerle bu bilgi ortaya konmaktadır. CETAD’ ın yaptığı bir araştırmada, cinsel sorunların ortaya çıkmasında en önemli neden olarak, eğitimsizlik ve bilgisizlik dikkati çekmektedir. Bundan sonra en önemli etken olarak görülen neden, toplum olarak cinselliğin tabu olarak görülmesi ve cinselliğe ait önyargılardır. Önemli sayılabilecek üçüncü sebep olarak da, bireysel psikolojik etkenler ve stresin ön planda olduğu görülmüştür.

“Bu sıralama tabi ki çok genelleştirilmiş, ancak ana başlıklar olarak bu şekilde verilebilir. Daha ayrıntılı olarak incelendiğinde oldukça uzun bir sıralama listesi olduğunu fark ederiz.

Cinsel sorunları anlamaya çalışırken kadınlardaki psikolojik-sosyal kaynaklı cinsel sorunlar ve erkeklerdeki psikolojik-sosyal kaynaklı cinsel sorunlar olarak ayırmak yararlı olacaktır.

Kadınlardaki psikolojik-sosyal kaynaklı cinsel sorunlar;

Bu alanda yapılan çalışmalarda, kadın veya erkek, çok yüksek oranlarda, yaşam boyunca en az bir kez, cinsel alan içerisinde sayılabilecek bir sorunun yaşandığı görülmektedir. Gelişmiş ülkelerde yaşanan bu sorunlar daha çok cinsel uyarılma alanında toplanırken, bizim ülkemizde daha ağırlıklı bir şekilde vaginismus üzerinde yoğunlaştığı dikkati çekmektedir.

Cinsel sorunlara yaklaşım gösterirken, ülkemizin toplumsal yapısının özellikle dikkate alınması gerekmektedir. Çünkü cinsellik ülkemizde tabu olarak algılanmaktadır. İnsanlar, gizli saklı şartlarda, doğruluğu tartışmalı ve kısıtlı bir şekilde bilgi edinebilme sansına sahiptir. Son yıllarda basılı yayın ve internet ortamında, biraz daha fazla bilgi alanın genişleme şansına sahip olunmuştur.

Cinsellik söz konusu olduğunda “mastürbasyon” konusu da özellikle üzerinde durulması gereken bir alandır. Mastürbasyon insanın yaşamına ergenlik çağından başlayarak girer. Ancak çok sancılı bir konudur. Genellikle zararlı olduğu hatalı düşüncesi veya evlilikle birlikte artık yapılmaması gerektiği gibi, pek çok asılsız düşünce vardır. Erkek ergenler için daha doğal kabul edilip, genç kızlar için özellikle yaklaşılmaması gereken bir alan olarak kabul edilmektedir. Zaten genç kızların cinsellikten tamamen uzak durması ve bu konuyla ilgilerinin evlilik gerçekleşene kadar kendini korumayla sınırlı kalması beklenmektedir.

Mastürbasyon konusundaki hatalı yaklaşımın “fantezi”lere yönelik olarak da benzerlik taşıdığını görmekteyiz. Fanteziler konusunda, daha çok kişilerin düşüncelerinin karışık olduğu rahatlıkla söylenebilir. Düşüncelerin bu karmaşıklığı durumu, net, gerçekçi bir bilgiye dayanmadığı için, ya bu alandaki beklentilerin bastırılmasına ya da yaşanarak, bu defa da suçluluk duygularının açığa çıkmasına neden olmaktadır. Bunun sonucu da, doğal olarak ya cinsel alanlarda psikolojik sorunların çıkması ya da mutsuz bir cinsel yaşam olarak ortaya çıkacaktır. Kadınlarda ortaya çıkan psikolojik kaynaklı cinsel sorunları sıralamaya çalışırken aşağıdaki başlıkların önemsenmesi gerekmektedir;

Topluma uygun kadın rolü;

Bizim toplumumuzda, kadınların belirgin bir rolü ve davranış modelleri vardır. Çevrenin yoğun etkisi altında yetişen genç kızlar, cinsellikle ilgili konulardan uzak durmak durumundadır. Çevresinin onun için belirlediği davranış kalıbına uygun davranmalı ve buna uygun bir davranış örüntüsü sergilemelidir. Hatta karşı cinse karşı kendini evlilik tarihine kadar korumalıdır. Karşı cinsten özenle uzak durmalıdır. Bu şekilde yetişen genç kızın, evlenir evlenmez uzak durmaya alıştığı karşı cinsten birine, farklı ve bilmediği bir yakınlaşma tarzı olan cinselliği yaşama anlamında iyi bir cinsel yaşamı oluşturmasını beklemek mümkün değildir.

Olumsuz beden imajı

Kadın olarak bir kişinin kendisiyle ilgili beden imajı cinsel yaşamında etkili bir unsurdur. Toplumda güzel olarak kabul edilen özellikleri taşımadığına inanan ve bu konuyu öncelikleri arasında değerlendiren bir kadının, cinsel yaşamı ile ilgili sorun yaşaması ve profesyonel desteğe gereksinim duyması kaçınılmazdır. Olumsuz beden imajına sahip kadınların orgazm bozukluğu yaşama olasılığı yüksektir.

-İçe dönük kişilik yapısı

Kişilik yapısı olarak içe dönük kadınların, dışa dönük davranış örüntüsü sergileyen kadınlardan daha yüksek oranda cinsel işlev bozuklukları gösterdikleri araştırmalar yoluyla ortaya çıkarılmıştır. Burada önemli olan etkenin içe dönük kadınların cinsel yaşamın içerinde davranış rahatlığına sahip olmak ta güçlük yaşadıkları, cinsellikle ilgili eşleriyle konuşmakta zorlandıkları, kendilerinin cinsel anlamdaki beklentilerini ortaya koyamayışlarıyla bağlantılı olması muhtemeldir.

-Katı inanç sistemi

Kişilerin inanç sisteminde toplum tarafından katı kurallar konularak büyütülmesi, özellikle kadınların cinsel yaşamında etkili olabilmektedir. Özellikle cinselliğin günah olduğunun sürekli vurgulanması cinsel anlamda soruna neden olabilmektedir. Cinsellikle ilgili yaşantılar, suçluluk ve utanç duygularının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

-Ebeveynle yaşanan psikolojik sorunlar

Anne ve babayla yaşanan sorunlarında zaman içinde, yetişkinlik döneminde cinsel içerikli sorunlar açığa çıkarttığı durumlar bulunmaktadır. Anne veya babanın yaklaşımları ve aile içerisinde yaşanmış sorunlar, doğru yöntemlerle çözümlenmediğinde, özellikle cinsel içerikli sorunların yaşandığı gözlemlenebilmektedir.

-Bireysel psikolojik sorunlar

Aslında kadın olsun, erkek olsun, psikolojik anlamda sorun yaşayan kişilerde soruna paralel olarak cinsel sorunlar da sıklıkla ortaya çıkabilmektedir.

-Cinsel taciz veya bu alandaki travmalar

Bir şekilde cinsel istismar veya cinsel tacize uğramış kişilerde cinsel içerikli sorunlar sıklıkla ortaya çıkmaktadır. Bu tür durumlarda daha çok cinsel tiksinti bozukluğu ve vaginismus başta olmak üzere pek çok cinsel işlev bozukluğu görülebilmektedir.

-Evlilik içindeki sorunlar

Çiftlerin aralarındaki özellikle uzun süren sorunlar, cinsel içerikli sorunların yaşanmasına neden olur.

-Eşten kaynaklı sorunlar

Eşten kaynaklanabilecek bazı sorunlarında cinsel içerikli hastalıkları açığa çıkarabildiği görülmektedir. Eşe ilginin kaybı, eşin deneyimsizliği, cinsel anlamda uygun olmayan yaklaşımları, uyarılma ve orgazm bozukluklarına neden olabilir.

-Stresli yaşam olayları

Çalışma yaşamındaki problemler, çok yakın birinin kaybı, ekonomik sorunlar gibi yaşamın içinden gelen sorunlar da uzun süreli olarak yaşandığında, cinsel içerikli hastalıklar bu problemlere eklenebilmektedir.

Erkeklerdeki psikolojik-sosyal kaynaklı cinsel sorunlar;

Cinsellik konusu bizim toplumumuzda daha çok erkeklere ait bir alan olarak algılanmaktadır. Bu algı nedeniyle, erkeklere taşıyamayacakları kadar ciddi bir yük verilebilmektedir. Belli bir yere kadar bu erkeklere hoş gelen bir durum olsa da, bir yerden sonra erkekler için taşıması güç bir yük haline gelebilmektedir. Aslında, bu tür atıfta bulunmalar kadın ve erkeği birbirinden farklılaştırmaya neden olur. Farklılaşma çoğunluklada birbirinden uzaklaşma şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Doğal sonuçta cinsel sorun olarak yaşanabilmektedir.

Cinsellik alanında erkeklerin yaşadığı psikolojik-sosyal sorunları sıralamak istersek;

-Geleneksel erkek rolü

Toplumumuzda, erkekler yetiştirilme tarzları nedeniyle farklı ve abartılı bir tavır içerisinde olmak zorunda bırakılmaktadır. Genellikle erkeklerin yetiştirilme tarzıyla, cinselliğe her zaman çok hazır ve çok istekli olunması beklentileri vardır. Bu abartılı beklentiler, kişilerde cinsel içerikli sorunlara neden olabilmektedir. Geleneksel olarak erkekler, toplumun beklentilerinin etkisi ile eş olarak yanlarında olacak kadın ile cinselliği doyumlu olarak yaşayacakları kadını ayrımlaştırmaktadırlar. İşte bu durum erkeğin yaşamında kaotik bir algıya neden olur.

-Olumsuz beden imajı

Erkekler, kendilerine yönelik beden imajlarını olumsuz yönde geliştirirlerse, bu onların cinsel yaşamlarını da aktif bir şekilde etkilemekte ve cinsel işlev bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

-İçe dönük kişilik yapısı

İçe dönük kişilik yapısına sahip erkekler, aynen bu özelliğe sahip kadınlarda olduğu gibi, çevreleriyle yaşadıkları sosyal sıkıntıları, ikili ilişkilerine ve cinsel yaşamlarına da yansıtabilirler. Bunun sonucunda, cinsel işlev bozukluğu yaşayabilirler.

-Performans kaygıları

Toplumun abartılı beklentileri,cinsellik alanında erkekler arasında çok etkili bir kaygıyı ortaya çıkarabilir. Burada sözü edilen, erkeğin sürekli cinselliğe hazır, en iyi cinsel yaşam gibi gerçekçi olmayan beklentiler oluşturması nedeniyle, yaşadıkları performans kaygısı ve bu nedenle ortaya çıkan cinsel işlev bozukluklarıdır.

-Anne-babayla yaşanan sorunlar

Çocukluktan itibaren anne ve babayla yaşanan sorunlar aynı kadınlarda olduğu gibi erkeklerin yaşamlarında da cinsel yaşama ait sorunların açığa çıkmasına neden olabilmektedir.

-Bireysel psikolojik sorunlar

Psikolojik sorunları olup, bu konuda profesyonel destek almaya gereksinim duyan erkekler yine kadınlarda da yaşandığı gibi, cinsel yaşama ait bir takım sorunları yaşayabilirler.

-Maskelenmiş cinsel kimlik sorunları

Bazı erkekler farklı cinsel tercihleri olmasına rağmen, bir şekilde bu duygularını baskılayarak veya farkında olmalarına rağmen evlenirler. Bunu tercihlerini kabullenmemek veya çevrelerine karşı tercihlerini belli etmemek için yaparlar. Ancak bir süre sonra, bu yaşam tarzı onları zorlamaya başlar ve cinsellikle ilgili sorunlar yaşamaya başlayabilirler.

-Evlilik içindeki sorunlar

Evlilik içinde uzun süreli sorunlar yaşanması, nasıl kadınlarda cinsel içerikli sorunları açığa çıkarıyorsa, erkeklerde de aynı şekilde problemlerin yaşandığı görülebilmektedir.

-Eşten kaynaklı sorunlar

Eşin sağlık, psikolojik veya farklı bir takım sorunları varsa ve uzunca bir süredir devam ediyorsa, bu durum erkeğin farklı sorunlar yaşamasına, hatta cinsel içerikli sorunlar yaşamasına neden olabilmektedir.

-Stresli yaşam olayları

Yaşamın içindeki stres yaratan durumlar, iş, ekonomik sıkıntı veya aile içi anlaşmazlıklar gibi, özellikle de bu sorunlar uzun bir döneme yayılmışsa erkeklerde pek çok sorun yaşanmasının yanı sıra cinsel yaşamı etkileyen problemlerin açığa çıkmasına neden olabilirler.

KATEGORİ: Makale

Yorumlar