Anne ve babanın ayrılığına çocukların verecekleri tepkiler, ebeveynin boşanma konusundaki tepkilerine göre değişir. Ebeveynler kendi yaşamlarını boşanmadan sonra ne kadar kısa zamanda planlayıp, yeni bir düzen oluştururlarsa, çocukların da yeni bir uyum sürecine girebilmesi o kadar kolay olur. Çünkü çocuklar anne ve babalarının konuşmalarından etkilenirler, kafaları karışabilir. Anne ve baba çocuklarının bu süreci daha kolay atlatabilmeleri için, onlarla duygularını kontrollü bir şekilde, diğer eşi kötülemeden konuşabilmelidirler. Ancak bunu başaramayacaklarını düşünüyorlarsa, o zaman hiç bu yöndeki konuşmalara girmemelidirler.

Çocukların Yaş Grubuna Göre Nelere Dikkat Edilmeli?

0-4 Yaşlar;

0-4 yaşlarındaki çocuklar, anne-babanın ayrılığından, kendilerinden büyük çocuklara göre daha fazla etkilenirler. Etkilenme şekilleri, uyku bozuklukları, saldırganlık, hayal kurma, anne-babanın sürekli yanında olma isteği, belirgin mutsuzluk, suçluluk duyguları şeklinde sıralanabilir.

Çocuğun bu olaylardan etkilenme derecesi, evde anne-baba arasında şahit olduğu olaylarla doğru orantılıdır. Yoğun bir tartışma veya şiddete tanık olmuşsa, çocuğun çevresine karşı saldırganlaşması, hırçınlaşması beklenebilir.

Çocuklar yaşadıkları olaylara anlam verebilmek için masallara veya fantezi olaylara inanabilirler. Kendilerine hayali arkadaşlar oluşturabilirler. Anne ve babanın barışmasına yönelik hikayeler uydurarak, beklentilerini ortaya koyabilirler. Çok büyük çoğunluğu da, anne-babanın ayrılığına kendisinin sebep olduğunu düşünür ve suçluluk hissedebilir. Kendilerini reddedilmiş ve sevdiği kişileri kaybetmişlik duygularını yaşayabilir.

Bu yaşlarda, çocuğun bu tür sorunlarla baş etme amacıyla hayali arkadaşlar edinmesi çok doğal bir durumdur. Çocuğu rahatlatan bir unsurdur.

Bu yaşlardaki bir çocuğun fantezi kurması, hissettiği korkunun belirtisidir. Çocuğun bu fantezileri kabul edilebilir boyutlarda olduğu sürece sorun yaratmayacaktır. Anne, baba veya diğer büyüklerden birinin mantıklı açıklaması bu konuda herhangi bir değişikliğe neden olmayacaktır.

Boşanma konusu gündeme geldiğinde çocuklar, evden ayrılmış olan ebeveyni “kayıp” olarak algılayabilir. Çocukların bu şekilde algılaması için, o ebeveynin şehir veya ülke dışına çıkması gerekli değildir. Çocuk, ayrı kalmayı yine de kayıp olarak kabul edebilir. Çocuklara bu süreç içerisinde yaşanılan durum sık sık ayrıntılı bir biçimde anlatılmadır. Bu onların anne-babanın boşanmasını kabul etmesini kolaylaştırır.

5-8 Yaşlar;

Bu yaş grubu çocukları, duygulanımlarını belirli ölçülerde kontrol edebilmeye başlarlar. Çevreye yönelik ilgilerinin yoğun olduğu bir dönemdir. Anne-babanın boşanması gündeme geldiğinde, kendi emniyetleri ve güven içinde yaşamaları ile ilgili kaygıları ciddi boyutta ortaya çıkar. Bu kaygıları ile ilgili sorular sorar ve somut cevaplar isterler. Bu sürece müdahil olarak, anne-babayı barıştırmaya, durumu düzeltmeye çalışabilirler.

Boşanma sürecinde, eğer çocuğun okul başarısında bir düşüş, çocuğun duygulanımlarında sık değişiklikler, sürekli ebeveynle bir arada olma isteği, agresif davranışlar gibi her zamanki hareket tarzının dışında bir duygulanım veya hareketler gözlemlenirse, psikolojik destek almanın şart olduğu düşünülmelidir.

9-12 Yaşlar;

9-12 yaş grubu çocuklar, boşanma düşüncesini biraz daha kolay kabullenir veya bu sürece adapte olabilirler, ancak yine de ayrılık nedeniyle anne ve babaya öfke duyguları vardır. Bu yaş grubundaki çocukların rol-modele gereksinim duyar. Ayrıca bu süreçte, başarısızlıklar, o döneme ait benlik saygılarında düşüş, ortaya çıkabilir. Bu dönemde, çocuğun özellikle başarı gereksinimi olabilir veya sosyal gelişimi açısından desteklenmeye gereksinimi olabilir. Ayrıca, artık çocuğun ergenlik sürecinin başlangıcında olduğu da düşünülmelidir. Ergenlik döneminin belli bazı özellikleri açığa çıkmaya başlamış olabilir. Doğal olarak, bu konuya yönelik bir bilgilendirme gereksiniminin de açığa çıkmış olabileceği dikkate alınmalıdır.

Anne-babanın boşanması ile ilgili çocuğun doğal olarak göstereceği tepkiler bir süre sonra azalmaya başlar. Çocuğun tepkilerinin azalmaya başlaması, çocuğun kız veya erkek olmasına göre değişim gösterir. Boşanma tepkileri; kız çocuklar, altı ay-bir yıl gibi bir süreçte kabullenmeye başlarken, erkek çocukları için bu süre, bir buçuk-iki yıl arasında hafiflemeye başlar.

Çocukların boşanma sonrası, önceden de olduğu gibi ev içi sorumluluklarının olması, yani bu dengenin kurulması doğaldır. Bu şekilde çocuk, geleceğe yönelik kaygılarını azaltabilir, özgüveni artabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir durum vardır. Çocuğa verilecek sorumlulukların, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun seviyede olmasına dikkat edilmelidir.

Çocuğun, Evden Ayrılan Ebeveyn ile İletişimi

Boşanma sonrası çocuklar için olabilecek en olumsuz ve etkili sonuçlardan biri, evden ayrılan anne veya babayla iletişiminin kopmasıdır. Bu tür yaşantının başlangıcı ile birlikte, çocuğun artık aynı evde yaşamayan anne veya babayla sık vakit geçirmesi önemlidir. Boşanma sonrası, ebeveyn çocuk ilişkisinin devamlılığı bu görüşmelerin nasıl değerlendirildiği ve bu görüşmelerin içeriği ile doğrudan ilintilidir. Bu görüşmelerin duygusal anlamının olması, çocuğun gereksinimlerinin karşılanması iletişimin devamlılığını sağlayacaktır.

Çocuğun birlikte yaşamadığı anne veya babayla görüşmelerinde de dikkat edilmesi gereken ayrıntılar vardır. Bu görüşmeler, sadece gezi amaçlı veya eğlence odaklı gerçekleşmemelidir. Ebeveynin evinde zaman geçirilmesi, sorunların paylaşılması, gereksinimine uygun aktivitelerin gerçekleştirilmesi doğru olacaktır. Görüşmelerin belli bir düzende gerçekleştirilmesi de çocuk açısından önemlidir. Çocuk, bu düzene alışırsa, bu şekilde görüştüğü ebeveynine karşı güven duygusu sarsılmayacaktır. Onun için özel olan günlerde özellikle, o günü birlikte geçirme konusunda daha duyarlı davranılmalıdır.

Ayrılmış anne-babaların çok özenli davranması gereken bir konuda çocuklara verilen sözlerdir. Çocuklarla güven ilişkisini sürdürmek açısından çok önemlidir verilen sözlerin tutulması. Anne-babanın tutamayacağı, yerine getiremeyeceği sözler vermemesi gerekmektedir.

Anne-baba çocuğun yetiştirilme disiplini konusunda ayrılmış da olsalar birlikte karar almak ve uygulamak durumundadırlar. Bu konuda birbirlerinin davranışlarını desteklemeleri çocuğun geleceği açısından çok yararlıdır. Çocukla bir arada olunduğunda, yaşadığı evde konulan kurallar, örneğin, uyku saati, yemek düzeni gibi, mümkün olduğunca uygulanmaya devam edilmelidir.

Çocuk anne ve babanın ayrılmasının ardından benlik saygısında azalma yaşayabilir. Benlik saygısının düşmesiyle çocuğun okul başarısı düşer, baş ağrısı, mide bulantısı gibi fiziksel şikayetleri ortaya çıkar. Normal zamandan fazla sakar ve dikkatsiz davranabilir, kendini çaresiz hisseder ve saldırganlaşabilir. Böyle durumlarda anne-baba olarak, onları koşulsuz sevdiklerini söyleyerek ve hissettirerek benlik saygısını yeniden yükseltmek mümkündür. İçten ve sıcak davranmak bu konuda çok ciddi önem taşır. Benlik saygısının arttırılabilmesi için, çocuklara beceri ve ilgi alanlarına uygun bazı sorumlulukları vermek yararlı olabilir.

Çocuklarla konuşurken, özellikle etkin dinleme metodunu kullanmakta yarar vardır. Bu şekilde konuşulduğunda çocuklar kendilerini daha rahat ve iyi ifade edebilirler. Kendilerini güven altında hissederler. Sıkıntıları ile ilgili yetişkinlerden yardım isteyebileceklerini algılarlar. Etkin dinleme yapıldığında, çocuğu anlamaya çalışarak dinlemeye çalışılmalıdır. Duygularını anlayarak konuşulduğu hissettirilmelidir. Çocuk konuşurken, sözünü kesmeden kendini ifade etmesine destek verilmelidir.

Çocukların duygularını ifade etmesine fırsat verilmelidir. Duygularını ifade etmede çocuklar zaman zaman konuşmaktan daha çok farklı formları kullanmayı tercih edebilirler. Bunun için en uygun yöntemlerden biri, çocuğun kendisini resimle ifade etmesidir. Çocuğun çizdiği resimler üzerinde konuşularak çocukların duyguları ile ilgili bilgi almak mümkün olur. Bu konuda iyi bir yönlendirme de, çocuğun günlük tutmaya yönlendirilmesidir. Çocuk duygu ve düşüncelerini günlüğe aktararak önemli oranda kendini iyi hissedecektir. Çocukları iyi bir iş yaptıklarında veya olumlu bir yaklaşım gösterdiklerinde, onları takdir ederek motivasyonlarını ve tabi ki benlik saygılarını arttırmalarına yardımcı olunabilir. Olumsuz davranışlarında da, çocukları eleştirmek doğru bir yöntemdir. Ancak, çocuğu eleştirirken olumlu eleştiri yapmak önemlidir. Eleştiri çocuğu değil, çocuğun yaptığı olumsuz davranışı hedef almalıdır. Olumsuz davranış yeniden tanımlanarak çocuk daha sonrası için desteklenebilir.

Çocukların kendi sorunlarını çözmesi için fırsat verilmelidir. Ancak sorunu çözümleyemezse, o zaman destek ve yardım vermek, neden sorunu çözemediğine yönelik o konu üzerinde konuşmak ta yararlı olacaktır.

Çocukların boşanma sürecinin olumsuz etkilerini ortadan kaldırabilmeleri için, evcil hayvan sorumluluğu ile desteklenebilirler. Hayvanın bakımını üstlenmek çocuğun benlik saygısını yükselteceği gibi, çocuğun yalnızlık ve üzüntü duygularını da hafifletmesi mümkündür.

Karmaşık bir süreç olan boşanmada, çocukların disiplin durumu genellikle ihmal edilir. Böyle bir süreçte disiplin konusunda fazla hoşgörü çocuğun riske edilmesi anlamına gelir. Çocukta otorite sorunlarının ortaya çıkmasına neden olunur. Çocuklar eğer disiplin duygusunu hissetmezlerse, kendilerini güven altında da hissetmezler.

KATEGORİ: Makale

Yorumlar